1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (4 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Algılar ve Bilinçli Farkındalık

Gönderen:

Algılar ve Bilinçli Farkındalık

Adamın biri Hızır (a.s.)’ı çok görmek istiyormuş. Hızır’ı görmek için araştırmalar yapıyor, insanlara soruyormuş. Tabii adamın bu isteği ve çabaları sonunda Hızır (a.s.)’ın da kulağına gitmiş. Hızır da “Kim bu beni görmek isteyen, madem beni bu kadar görmek istiyor bir görüneyim bakalım?” diye düşünmüş. Biraz meraktan, biraz hoşluk olsun diye onu görmek isteyen bu adama görünmeye karar vermiş. Adamın yanına gitmiş.
Hızır (a.s.)
– Selamunaleykum
Adam
– Aleykumselam
Hızır
– Hızır’ı görmek istediğini duydum. Hızır’ı görüp ne yapacaksın?
Adam
– Herkesin imdadına koşan o mübareki çok merak ediyorum. Onu görmek, tanışmak istiyorum.
Hızır
– Peki Hızır sana görünürse onu nasıl tanıyacaksın? Onun hakkında bilgin var mı?
Adam
– Hiç bir bilgim yok. Hızır bana görünse de onu nasıl tanıyacağımı doğrusu bilmiyorum! deyince,
Hızır “O zaman Hızır sana göründüğünde onu nasıl tanıyabileceğin hakkında sana biraz bilgi vereyim.” diyerek eğilip yerden bir taş almış ve:
– Bak evladım. Hızır çok kuvvetlidir. Böyle yerden bir alıp o taşı elleriyle peynirmiş gibi ufalayabilir!” demiş ve bir yandan da yerden aldığı taşı eliyle ufalamaya başlamış. Adam şaşkınlıkla
– “Demek Hızır’ı böyle tanıyacağım. Çok teşekkür ederim amca. Sen olmasaydın Hızır’ı görsem de tanıyamazdım.
Hızır
– Tamam mı evladım bundan sonra Hızır’ı görsen tanıyabilecek misin?
Adam
– “O kadar tarif ettin tabii tanırım artık amca” deyince
Hızır (a.s.) da “Peki evladım” deyip yürümüş gitmiş. Adam da Hızır (a.s.) ona göründüğü halde bunu anlayamadığı için muradına nail olamamış.

*

Bu çok ibret bir meseldir. İnsanlar genellikle kendilerini çok akıllı zannederler. Herşeyin farkında olduklarını zannederler. Fakat aslında görebildikleri, algılayabildikleri şeyler pek azdır.

İnsan algıları pek çok yönden tahditlidir (sınırlıdır). Bu tahditlerin (sınırlamaların) bazıları manevidir; bunların neticesinde insanların gördükleri sadece Allah’ın görmelerine izin verdikleridir. Eğer Allah kişinin o şeyi, durumu görmesini murad etmemisse o şey kişinin gözü önünde de olsa göremez, varlığını idrak edemez. Mesela cinler böyledir, melekler böyledir, şeytan böyledir, … Vardırlar. Fakat biz göremeyiz! Bunlar meselenin manevi yönleridir.

İnsanların algılarını etkileyen/engelleyen bir diğer temel başlık da “algı eşikleri“dir. Algı eşiklerimiz dışında kalan sesler, görüntüler, kokular, dokunuşlar için de aynı hal söz konusudur. Vardırlar. Fakat biz duyamayız, göremeyiz, hissedemeyiz. Ki bu da meselenin fiziksel yönüdür.

Meselenin bir de bilinçli farkındalık yönü vardır. Bazen herşey insanın gözü önünde cereyan eder. Fakat kişi gözlerinin önünde oluşan şeyler görmez, algılamaz. Herşey olup bittikten, aklı başına geldikten sonra kişi bu durumu “Sanki basiretim bağlanmıştı” diye hayretle ifade eder.

*

İnsan olarak biz ne yapabiliriz?

İnsan olarak bizim Allah’ın bizim görmememizi murad ettiği şeyleri veya algı eşiklerimiz dışında kalan şeyleri görebilmek için yapabileceğimiz pek birşey yoktur. Ama bunlar dışındaki şeyleri bilinçli farkındalık ile görme yeteneği geliştirilebilir. Bilinçli farkındalık kişiyi olanlara, olaylara sadece “bakmak”tan çıkarır “görmek”e taşır. Zaten aslolan “bakmak” değil, “görmek”tir. Bakmak için bakılmaz; görmek için bakılır.

Bilinçli farkındalık geliştirilebilecek bir yetenek ise de, herkesin kendi kendine geliştirebileceği bir yetenek değildir. Bilinçli farkındalık yetisini geliştirmek isteyen kişinin, bu yetisini geliştirmiş birisinden eğitim-rehberlik alınması işini çok kolaylaştıracaktır.

Veysel Danış bilinçli farkındalık üzerinde senelerce çalışmış ve nihayetinde bu yetisini geliştirmeyi başarmıştır. Başarı ve mutluluklarına katkı yapmak amacıyla bu bilgilerini yaşam koçu olarak insanlarla paylaşmaktadır.

Hakkında Yazar:

  Related Posts

Yorum Ekle