1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (6 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...

Engellilerin Sorunları

Gönderen:

Engellilerin Sorunları

“Engellilerin sorunları” bir müthiş sorundur. Paradokssal bir sıkışmışlık yaşanmaktadır engellilerin sorunlarının çözümünde.

Engelli olmayan kişilerin kahir ekseriyetinin umurunda değildir sakat insanlar. Buna çok da şaşmıyorum. Çünkü bu güruhun hayvanlar da, ihtiyarlar da, ormanlar da, atmosfer kirliliği de, daha bir sürü önemli şey umurlarında değil! Çünkü onlar 3 ay önce aldıkları telefonlarını yeni çıkan modeliyle nasıl değiştireceklerini, hangi şarkıcının yeni şarkı çıkardığı gibi çok daha önemli sorunlarla ilgilenirler.

Küçük bir azınlık çok iyiniyetle bişeyler yapmaya, yardımcı olmaya çalışmaktadır. Fakat onlar da az önce anlattığım gibi, “sakat olmadıkları için”, “sakat insanların ruhunu” anlayamadıkları için buna uygun çözümler, stratejiler üretememektedirler. Yüzeysel, paliyatif 3-5 bişi yapılıyor, onların da çoğu eksik-yanlış oluyor, yapmış gibi yapıyorlar, bizler de böyle yaşayıp gidiyoruz.

Bu abukluklara yüzlerce örnek gösterebilirim de sizi sıkmamak için 1 örnek verecem: mesela engelli rampaları. Ben o engelli rampalarının kimlere yönelik yapıldığını bilmiyorum ayrıca çok da merak ediyorum. Teoride “ortopedik özürlü” kişilere yönelik yapılıyor olsa gerekler. Di mi? E Veysel Danış ortopedik özürlü biri! E Veysel Danış bunları kullanamıyor! Ben 100 engelli rampasından 99’unu kullanamıyorum! Öyle bir eğim veriyorlar, öyle kaygan granitten yapıyorlar ki onları kullansam düşecem! Merdivende daha zorlanarak inerim-çıkarım ama hiç olmazsa tutunurum diyorum, merdiveni kullanıyorum!

Şimdi; bu rampaları yapan, yaptıran, gören kişiler hakkında ne diyecez? Bir çok farklı “olumsuz” tanım kullanabiliriz. De, bizim maksadımız insanları küçümsemek değil; mevzunun analizini yapmak. Neden böyle yaptırılıyor, yapılıyor, görüldüğü halde düzelttirilmiyor? Bence bunun kökeninde “sakat insanı anlayamamak” vardır.
Peki sakat insanı kim anlar? Sakat insan anlar tabii. Damdan düşen Nasreddin Hocanın meşhur “Benim halimden damdan düşen anlar” lafı buna cuk oturmaktadır.

Buraya kadar geldik de, mevzu burada paradoksa girmektedir. Sakatı, sakat anlar da, sakatlar icra ve/veya karar makamlarına gelemiyor ki bunlara müdahale edebilsinler, düzeltsinler! Örneğimiz sakat rampalarınlarından devam edersek; bu sakat rampalarının “sakat” olduğunu birisinin tespit etmesi, birisinin düzeltilmesi için emir vermesi, birisinin de düzeltmesi lazım, değil mi? İşte paradoks geliyor!: Görme ve zihinsel engelli arkadaşlarımızın bu tespiti yapmaları mümkün değil!
İşitme-konuşma engelli arkadaşlarımızın bunu izah edebilmeleri çok zor. Ayrıca problemleri “ortopedik” olmadığı için zaten onlar da bu konuya odaklı değiller! Her sakat, kendi sakatlık grubuyla ilgileniyor! Bi de böyle bir gariplik var! Yahu mübarek diğerleriyle de ilgilensene! Yok; sadece kendi problemi önemli onun gözünde!
O rampanın yapılmasını emreden müteahhit, eğimini çizen mimar, rampayı yapan amele “sakat mı”? Değil! E o zaman bu rampayı böyle abuk yapmalarına niye şaşacaz ki? Peki sakat insanlar müteahhit, mimar, mühendis, hukukçu, doktor, öğretmen olabiliyorlar mı? Kaç binde 1 siz düşünün!

Dolayısıyla; sakat olmayan insanlar sakatların halinden anlayamadıkları, sakatlar da kendi sorunlarına çözüm getirecek etkinliğe ulaşamadıkları için bu sorunlar çözülememektedir.

Toplum, sakat olmayanları, sakat olanların halinden anlar hale getiremez. Bu bir bilinçlenme, eğitim sorunu değildir! hissiyat sorunudur. Ben kadın hakları hakkında bir çok yayınlar okudum, eğitimler aldım. Bunlar benim kadınlar hakkında daha bilgili hale gelmemi sağladı, ama benim kadınları anlamamı sağlayamaz! çünkü ben bir kadın değilim! Ayrıca bu çok doğaldır, mantıklıdır. Bir kadını anlayabilmek için “kadın” olmak gerekir! Ben bir kedi de değilim. Bu sebeple, fare yakalamanın kedi için ne ifade ettiğini bilmem elbette mümkün değil.

Sakatların sorunlarının çözümü ancak sakat insanların etkin makamlara, mevkilere gelmesi ile olabilir. Kadınların sorunlarının çözümü de erkek eliyle yapılan kanunlarla, erkekler tarafından yönetilen kurumlarla olmaz, olamaz. Kadınların etkin makamlara, mevkilere gelmesi ile olabilir.

Sakatların/kadınların etkin makamlara/mevkilere gelmesi gerekli bir şarttır, ancak yeterli değildir! Bunu doğru kabul etmemiz “Bu bir kedidir; o halde iyi fare yakalar” gibi yüzeysel bir kabul olur. Çünkü her kedi, iyi fare yakalamaz!

Dünya ve Türkiye tarihine baktığımız zaman kadınların da, sakatların da etkin görevlere geldiğini görürüz. Felçli olan Roosevelt ABD’ye başkan olmuştur! Hem de 4 defa! Amerikan tarihinde Roosevelt haricinde 2 defadan fazla seçilen başkan yoktur! Buna George Washington da dahildir! Ama felçi Roosevelt 4 defa seçilmiştir, 4 dönem başkanlık yapmıştır! Timurlenk topal birisiydi. Lenk topal manasındadır. Yani ismi Topal Timur. Cleopatra Mısır’a kraliçe, Belkıs Saba ülkesine melike olmuştur. Yakın tarihte Britanya’da Elizabeth kraliçe, İngiltere’de Margaret Teacher başbakan, bizde Tansu Çiller başbakan olmuştur. Örnekleri çoğaltabilirim ama sizi sıkmayayım; sorayım size: Roosevelt, Timurlenk döneminde sakatlar için ne yapılmıştır? Cleopatra, Belkıs, Elizabeth, Teacher, Çiller döneminde “kadınlar” ne kadar umurlarında olmuştur? Timurlenk’in bütün derdi yeni topraklar fethetmek, Cleopatra’nın bütün derdi Sezar’ı nasıl elimde tutayım da Roma İmparatorluğu’nun gücünü emrime versin idi; Belkıs Süleyman peygambere meftun idi, falan-filan.

Başkanlığını yürütmekte olduğum Zeka ve Strateji Derneği‘nde üyelik için 3 şart arıyoruz: “Zeki” olacak. Ama zeki olmak yetmez! Kahvehaneler zeki insan dolu! Bir de “düşünmeyi sevecek”. Zekisin, ama düşünmüyorsun! Ne yapalım o zekayı?! 3.şart da sadece kendini düşünmeyeceksin. Zekisin, düşünmeyi seviyorsun, ama hep kendi çıkarlarını düşünüyorsun! Olmaz! Binaenaleyh sakatların da, kadınların da sorunlarının çözümü ancak bu gruplara mensup bireylerin etkin yerlere gelmeleri ile mümkün olabilir. Fakat bu şart gereklidir, lakin yeterli değildir; sadece kendi çıkarını düşünen fertler de olmamaları şarttır. Aksi halde sadece birilerine kariyer basamağı oluruz. Engellilerin de kadınların da bu noktaya çok dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ben anlayamayacağımı bildiğim halde kadınları daha iyi tanımak için senelerdir uğraşıyorum; çünkü bunun benim insani sorumluluğum olduğuna inanıyorum. Sizler de sakatları anlayamayacaksınız, ama gene de tanımaya çalışın; çünkü bu sizin insani sorumluluğunuz.

Veysel Danış

Engeliler, engellilerin sorunları İstanbul yaşam koçu.

Hakkında Yazar:

  Related Posts

Yorum Ekle