Özel Ders

Bilgi aktarımında en geçerli yöntemin bire bir özel ders olduğunu düşünüyorum.

Çünkü bire bir özel derste öğreten kişinin bütün ilgisi 1 öğrencide yoğunlaşır;  öğrenen kişinin dikkati de öğreticiye odaklanır.  Bu şekildeki yoğun konsantrasyonda öğretici, öğrenen kişiye bilgilerini rahatça aktarır.

Öğrenmek istenen konu her ne olursa olsun özel ders yönteminin tercih edilmesi gerektiğini düşünüyorum.  Peki; “özel ders” verirken öğretici nelere dikkat etmelidir, özel ders tekniği nasıl olmalıdır?

Öğreten kişi konuyu öğrenmek için özel ders alan kişinin sadece derslerde eksik kaldığı, anlayamadığı konuları mı anlatmalıdır? Özel ders veren hocanın öğrenciye sadece öğrencinin anlayamadığı, eksik kalan konuları anlatması yeterli midir? Kesinlikle yeterli değildir.

Öğreticinin öğrenmek için özel ders alan öğrenciye anlayamadığı, eksik kaldığı konuları anlatması, öğretmesi o dersin o konularını anlatması o gün için problemi elbette çözecektir; de, ya sonra? Bir süre sonra, aynı dersin başka konularında ve diğer derslerde ne olacaktır bu öğrencinin hali?! Söyleyeyim: Bu kişi aynı dersin diğer konularında muhtemelen, diğer derslerde ise büyük ihtimal aynı problemi yaşayacak, takılacaktır.

Özel ders diğer öğrenme, öğretme şekillerinden farklıdır; bu sebeple uygulanan tekniğin de farklı olması gerekir. Özel ders almak diğer öğrenme-öğretme şekillerinden hangi açılardan farklıdır?

Bir konu ile ilgili özel ders alan kişi bu konuyu öğrenmek için ekstra bedel ödemeye razı olması, o konuyu gerçekten öğrenmek istediğini göstermesi açısından önemlidir.

Öte yandan özel ders alan kişi bu konuyu öğrenmek için ekstra bedel ödemekle iyi hizmet almayı hak etmektedir. Takıldığı, öğrenmek istediği konuları anlatmak, öğretmek zaten iyi hizmettir denilebilir. Eyvallah, doğru; buna lafımız yoktur. Benim bahsettiğim bir farklı yoğurt yiyiş halidir. Ben Veysel Danış olarak benden özel ders alan kişilere sadece takıldıkları, öğrenmek istedikleri konuyu anlatmakla yetinmiyorum. Elbette bu da yapılabilir. Öğreten kişi Ben işimi, üstüme düşeni yaptım, ekstra niye uğraşayım ki diye düşünebilir. Bu bir tercihtir, buna birşey demem. Herkes kendinden mesul. Ben böyle yapmıyorum. Benim özel ders verirken uyguladığım yoğurt yiyiş tekniğim farklı.

Ben, benden özel ders alan kişilere için ekstra birşeyler katmak arzusundayım. Aynı ücrete kendime ekstra yük yüklediğim için pek profesyonel bir davranış değil bu elbette. Fakat insanları mutlu etmek, mutluluklarına, başarılarına katkı yapmak hoşuma gidiyor. Benden yardım isteyen, destek için özel ders alan kişilere aynı ücrete ekstra şeyler katıp başarı ve mutluluklarına ekstra katkı yapmak amatörlük oluyor ise varsın amatör olayım. Benden destek için özel ders alanlara standart destek, standart para ile profesyonel görünüp mutsuz olacağıma, standart ücret, ekstra destek ile amatör görünmeyi göze alıp mutlu olmayı tercih ederim.

Özel ders alan kişiye sadece takıldığı, öğrenmek istediği şeyleri öğretmek, meşhur balık vermek örneği gibi karnını doyurmak isteyen kişiye karnını doyuracak yemek vermek gibidir. Bu doğrudur bir davranıştır ve yeterlidir. Ama bu kişi çok geçmeden bir daha açıkacak! Ve hep, yine, yeniden birilerinin ona yemek, balık vermesine ihtiyaç duyacak. Karnı aç olan kişiye yemek, balık vermek doğrudur. Fakat bu doğru’dan daha doğru olan o kişiye yemek yapmayı, balık tutmayı öğretmektir.

Özel ders alan kişiye kendi kendine öğrenme teknikleri, öğrenmeyi öğrenme öğretilmezse, motivasyon ve ikna teknikleriyle o dersi sevmesi, severek çalışması sağlanmazsa, bu öğrenci bir süre sonra bu veya başka bir konuda gene takılacaktır çünkü Perşembe’nın gelişi Çarşamba’dan bellidir.

Hukuk Özel Ders alan bir öğrenciye takıldığı, başarısız olup destek almak istediği Roma Hukuku’nun, Medeni Hukuk’un, Anayasa Hukuku’nun, … niçin önemli olduğunu, niçin öğrenmesi gerektiği ve “nasıl öğreneceği” anlatılmazsa da o öğrencinin o dersi geçmesi gene de sağlanabilir. Fakat bu öğrenciye, bu ülkeye, insanlığa hizmet etmiş mi, kötülük mü etmiş oluruz?
Bence bu tarz paryatif çözüm ile bu en başta bu bireye, silsile olarak da ülkeye, insanlığa hizmet değil, kötülük etmiş oluruz. Çünkü böyle yaparak okuduğu dersi sevmeyen bir hukukçu yetişmesine vesile olmuşuzdur. Keza aynı mülahaza Açıköğretim özel ders, Arapça özel ders ve diğer ders konuları için de geçerlidir. Hülasa, öğrenciye ders aldığı dersin öncelikle sevdirilmesi, sevmesinin sağlanması elzem ve esastır.

Veysel Danış ne yapıyor, Veysel Danış Özel Ders tekniği nasıldır?

Öğrenci özellikle ve ısrarla talep etmediği sürece ders içeriğine direkt girilmez. Öncelikle öğrencinin ders aldığı konu ele alınarak motivasyon ve ikna tekniklerinden de yararlanılarak ders konusunu sevmesi, dersleri severek çalışması sağlanır.

Sonra dersin içeriğine girilerek öğrencinin takıldığı yerler anlatılarak bir manada tıkanan borular açılır. Öğrenmek istediği bilgiler aktarılır.

Bilgilerin aktarıldığı bu süreçte öğrenciye öğrenmeyi öğrenmek teknikleri öğretilerek ileriki yıllarda kendi kendine yetmesi yani kendi kendine balık tutması öğretilir.

Böylece hem o derste, o dönemde yaşamakta olduğu sorun çözülmüş olur; hem ilerideki yıllarda benzer sorunlarla karşılaşmaması için gerekli altyapı oluşturulmuş olur.

Veysel Danış

 

Hukuk dersi, Açıköğretim ve Arapça özel dersleri.