ZEST (Zeka ve Strateji Derneği)

Kuruluşuna 2009 senesinde öncülük ettiğim Zeka ve Strateji Derneği (ZEST)’in kuruluş hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum.
Nereden çıktı ZEST, neden kurdum Zeka ve Strateji Derneği’ni, ne yapmak istedim, ne bekledim, … sorularının cevaplarını paylaşacağım sizlerle…

En kısa ifadeyle: ZEST, kalabalık içinde yalnızlık hissinden doğmuştur!  Nasıl yani dediğinizi duyar gibiyim, anlatayım…
Yalnızlık hissi sadece beni değil herkesi rahatsız eder. Ben bunun çözümünü çok arkadaş edinme, çok insan arasına karışmada aradım. Zan ve hesap ettim ki insanlar arasına çok karışırsam çok arkadaşım olur, çok arkadaşım olunca da içimdeki yalnızlık hissinden kurtulurum. Bu düşüncemi eyleme gerçekleştirdim. Mümkün olduğu kadar çok ortama girdim, çok arkadaşlar, dostlar edindim. Etrafım hep kalabalık idi. Fakat o kahrolası yalnızlık hissi hala içimdeydi! Etrafım bu kadar kalabalık dost-arkadaş ile çevriliyken kendimi yalnız hissetmem ilk bakışta çok saçma bir durumdu. Bunun sebebini anlamak için çok düşündüm.

Veysel DanışSonra bir gün jetonum düştü! Benim etrafımda evet çok insan vardı, kalabalık içinde yaşıyordum. Fakat etrafımdaki bu insanlar bana benzeyen, hayata aynı pencereden baktığımız, içimdeki fikirleri, düşünceleri paylaşabileceğim insanlar değildi! Bu yüzden de onlarla paylaşım yapamıyordum. Benim ihtiyacım olan şeyin yalın olarak “insan” değil, “paylaşım yapabileceğim insanlar” olduğunu fark ettim!..

O zaman zeki insanların bulunduğu zeka derneğine, vakfına gideyim, orada faaliyetlere katılayım diye düşündüm. Bu düşüncem ışığında araştırma yapmaya başladım. Güvercinler, bütün iller, ilçeler hatta köyler, hastalıklar, spor dalları, işadamları, hobi konuları, hatta hint horozları ile ilgili dernek vardı, fakat zeki insanlarla ilgili bir dernek veya vakıf yoktu! Bu ilk önce bana inanılmaz geldi, çünkü mantıksız, saçma bir durumdu. Neticede bütün kurum ve kuruluşları kuran, yönetenler “zeki insanlar”dı. “Zeki insanların diğer bütün kurumları kurup kendilerine “zeki insanlar” kurumu kurmamış olamazlar, ben bulamadım herhalde” diye düşündüm. Araştırdım, araştırdım, fakat evet o inanılmaz hal gerçek idi: Zeki insanların toplandığı bir kuruluş yoktu! Ve Veysel Danış gene yalnız kalmıştı!

Ama Veysel Danış öyle kolayca vazgeçen birisi değildi. “Madem yok, o halde ben kurayım!” diye düşündüm. Zeki insanların çatısı altında toplanacağı bir kurum oluşturma çalışmaları böylece başladı. Zeki insanların artık bir çatı altında toplanabilecekti. Fakat bu kadar zeki insan bir araya toplanacak madem bu enerjiyi faydalı bir maksat için kullanmalıyız diye düşündüm. Derneğin amacını “İnsanlığın bilgi ve kültür mirasına katkı yapmak” olarak belirledik. Sonunda da Zeka ve Strateji Derneği doğdu.

(yazı devam edecek)