Fransa bayrağı

Fransa’da Yaşıyorum Türkiye’de İşlerim Var

Fransa’da Yaşıyorum Türkiye’de İşlerim Var

Fransa’da yaşıyorum. Türkiye’de dairelerim, dükkanlarım, arsalarım var. Bunların çoğu kirada. Türkiye’ye senede 10-15 gün ancak gelebiliyorum. Bu gayrimenkullerin sorunlarıyla uğraşmaktan Türkiye tatilim berbat oluyor, günlerim zehir oluyor. Bu gayrimenkullerimin işleriyle ilgilenmeleri için birkaç defa akrabalarımdan rica ettim ama hepsi beni aldatıp zarar ettirdi akrabalarımdan ağzım yandı. Bu yüzden bu işlerle ilgilenmesi için akrabalarıma güvenemiyorum ama bu işlerle ilgilenmek de beni çok yoruyor. Ne yapmamı önerirsiniz?

Akrabalarınızla yaşadığınız tatsız tecrübelere üzüldük. Sizin de belirttiğiniz gibi bu gayrimenkullerin idaresi, kiralanmaları, tahliye edilmeleri, gerektiğinde tadilatları, kiraların tahsili ve takibi işlerini Fransa’dan hem de diğer yoğun işleriniz arasında yürütmeniz zor, bu zorluğun sıkıntılarını yaşıyorsunuz.

Türkiye’de bir avukatla anlaşıp bu işlerinizin takibi ve yürütülmesi için vekalet vererek sizin adınıza yürütmesini sağlayabilirsiniz. Daha önce akrabalarınızla yaşadığınız tatsız tecrübeler diğer insanlara güvenmek konusunda sizi haklı bir tereddüte sevk ediyor. Fakat avukatlık bilgi ve güven işidir. İşlerinizi yürütebilecek bilgiye sahip, size güven veren bir avukat bulmanızı ve işlerinizin takibi ve yürütülmesi için onu yetkilendirmenizi öneririm.

 

Fransa’da yaşıyorum, istanbul Türkiye’deki işlerimin takip edilmesini istiyorum avukat.

Avukat Veysel Danış

Çekin Karşılıksız Çıkması

Çekin Karşılıksız Çıkması

Birisinde alacağım vardı. Alacağım için çek verdi ama çek de karşılıksız çıktı. Çok mağdur durumdayım. Lütfen bir yol gösterin paramı nasıl tahsil edebilirim?

Alacaklı olduğunuz kişinin (borçlunuzun) maddi durumu hakkında bilgi vermediğiniz için alacağınızın tahsil kabiliyeti hakkında bir kanaate ulaşmak zor. Ama her halükarda borçlunuz aleyhine icra takibi başlatılması için bir icra avukatına müracaat etmeniz gerekiyor.

 

Karşılıksız çek avukat alacak tahsili icra takibi.

Avukat Veysel Danış

Karşılıksız Çek Nedir?

Karşılıksız Çek Nedir

Karşılıksız çek nedir, çek karşılıksız çıktı ne demektir?

Çek, bankaya üzerinde yazılı bulunan belli bir miktar parayı lehdara (çekin sahibine) ödenmesi emri veren hukuki bir belgedir.

Karşılıksız çek, keşideci (çeki düzenleyen kişi) çek düzenleyerek lehdara (çeki alan kişiye) vererek bankaya çekte yazılı bulunan rakam parayı ödemesi için bankaya hukuki bir emir gönderdiği halde, bankanın ödemesi gereken miktarda parayı bankaya yatırmadığında, banka bu çekin karşılığı olan bedeli (parayı) lehdara ödeyeceği paranın keşidecinin hesabında mevcut karşılığı olmadığı taktirde bu çeki ödeyemez. Karşılık bedeli keşidecisi tarafından banka hesabına bloke edilmemiş olan çek  karşılıksız çek şeklinde tanımlanır.

Karşılıksız çıkan çekin bedelinin tahsili için 6 ay içinde icra takibi başlatmak gerekir.

 

Karşılıksız çek İcra takibi, Hukuk Danışmanlığı İstanbul Avukat, Hukuk Zamanaşımı.

Avukat Veysel Danış

Borcu Ödemenin İspatı

Borcu Ödemenin İspatı

Borcum olduğu için bono vermiştim. Borcumu ödedim. ama alacaklı bonoyu bana iade etmedi ve beni icraya verdi. Borcumu ödediğimi şahitlerle ispat edebilir miyim?

Borcunuzu ödediğinizde borcunuza karşılık verdiğiniz bonoyu mutlaka almanız gerekirdi. Bonoya bağlı borcunuzu ödediğinizi şahit ile ispat edemezsiniz. Yazılı belge ile ispatlamanız gerekir.

 

Borcu Ödemenin İspatı icra takibi avukat İstanbul. Hukuk şahit ile ispat.

Avukat Veysel Danış

Karşılıksız Çek

Karşılıksız Çek

Bir alacağıma karşılık borçlum bana çek verdi; fakat çek karşılıksız çıktı. Ödeyeceğini söyleyerek sürekli beni oyalıyor. Ne yapabilirim?

Elinizdeki ödenmemiş, karşılıksız çıkan çeke dayanarak icra takibi yapabilirsiniz. Ancak çekin keşide/tanzim tarihinden itibaren 6 ay içinde icra takibine geçmeniz gerekir.

Bu sürede icra takibine geçmezseniz, çekiniz “çek” olma vasfını kaybeder, “adi senet” hükmüne gelir ve alacağınızı tahsil etmeniz zorlaşır. Zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatmalısınız.

 

Karşılıksız çek icra takibi istanbul hukuk Zamanaşımı.

Avukat Veysel Danış

Borçlunun borcunu ödememesi

Borçlunun borcunu ödememesi

Bir alacağıma karşılık borçlum bana senet (bono) verdi. Fakat vadesi geçtiği halde senedi ödemedi. Ödeyeceğini söyleyerek sürekli beni oyalıyor;  ne yapabilirim?

Elinizdeki bonoya dayanarak icra takibi yapabilirsiniz. Ancak bononun vadesinden itibaren 3 sene içinde icra takibine geçmezseniz, senediniz “bono” olma vasfını kaybeder, “adi senet” hükmüne gelir ve alacağınızı tahsil etmeniz zorlaşır. Zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatmalısınız.

 

icra takibi hukuk danışmanlık istanbul avukat.

Avukat Veysel Danış

Avukat Kime Lazım, Avukat Ne zaman Lazım?

Avukat Kime Lazım, Avukat Ne zaman Lazım?

avukat-veysel-danisLaf artık klişeleşmiştir:  “Hukuk, herkese bir gün lazım olabilir”!..  Fakat bu yazı, bu lafın da ötesinde “Avukat herkese lazım, avukat her zaman lazımdır” düşüncesiyle kaleme alınmıştır.

Hukuk, yaşayan bir bilim dalıdır; ve sadece gelecekte bir gün lazım olabilecek değil, her gün lazım olan bir kavramdır.

Belki bu konuda, hukuk kurumları ve hukuk kuralları bilgisi şeklinde ikili bir ayırıma gidilebilir. Evet Hukuk denince, insanların aklına Ceza Davaları, Boşanma Davaları gelir; ama hukuk, Ceza ve Boşanma Davalarından çok daha derin ve geniş kapsamlıdır. Nitekim bütün bilim dallarının kitapları arasındaki kalınlık rekorları hukuk kitaplarına aittir! En kalın kitaplar hukuk kitaplarıdır. Bir çok okuyucu kitapçılardaki cilt-cilt, kalın-kalın hukuk kitaplarını görmüştür. Ve üstelik Hukuk kitapları o kadar kalın basılmalarına rağmen, o kalınlık yetmemekte, bir de birkaç cilt (!) şeklinde basılmaktadır. Ve işte hukukçu, bu kalın ve ciddi ve “soğuk” kitaplarla (bir manada) cebelleşen insandır.

Hukukçu olmayan sıradan sokaktaki insan’ın gözüyle hukuk “soğuk”tur! Zira sokaktaki adam’ın hukuk’u hissettiği zamanlar genellikle hukuk’un soğuk yüzünün baskın olduğu anlar’dır. Ne zaman hisseder hukuk’u sıradan/sokaktaki insan? Bir “hak”kı ihlal edildiğinde, muhataplarıyla bir ihtilaf yaşadığı ve bu ihtilaf “Mahkeme”lik safhaya geldiğinde… Adliye koridorları, “Polis”in gelmesi, “Karakol”a gidilmesi, “Savcılık”ta ifade verilmesi, … Ve evet, bunlar çok sevimsiz, kimsenin yaşamak istemediği, yaşamış ise de hatırlamak istemediği durumlardır.

Günlük hayatta ise insanların hukukla teması ya hukuk ile ilgili bir tv programına katılan bir “hukukçu”nun (çoğu zaman) onların anlamadığı/anlamını bilmedikleri bir sürü kelime ile kurduğu ağdalı cümleler ve bu ağır dil yetmiyormuş gibi x kanunun y maddesi uyarınca … diye giden cümleler veya kitapçıda keyifle gezinirken, kalınlıklarıyla insanı ürküten hukuk kitaplarını görmekle oluyor.

Halbuki evet belki “hukuk bu değil” diyemeyiz; ancak, “hukuk”un da hakkını vermek açısından en azından şunu rahatlıkla ve kesinlikle söyleyebiliriz ki, “hukuk, sadece bunlar değil”!
“Hukuk”u böyle algılamak, “hak”kın çoğulu, hak(lar) manasında olan hukuk’un hak’ını yemek, hukuk’a haksızlık etmek olur!

Bu algılar/algılamalar elbette yanlış değil. Böyle algılanıyor olması “hukuk”un “hava”ya benzemesindendir!
Bir çoğumuz ve hatta herkes havanın ne kadar önemli, hayati ve değerli, ne kadar onsuz olmaz birşey olduğunun farkında değildir! bunun farkında ise bile, günlük hayatında bunu çok önemsemez, çünkü hava “nasılsa var”dır, bu “olağan”dır ve üstünde durulacak bir husus değildir (gibi algılanır). Ne zaman ki havadan yoksun kalma tehlikesi baş gösterir, havanın ne kadar hayati olduğu o zaman anlaşılır.

Aslında hukuk, tıpkı hava gibi her günümüzde hatta her anımızda bizimle birliktedir, hatta içimizdedir! Zira eğer bugün huzur içinde evlerimizde oturabiliyorsak, yataklarımızda uyuyabiliyorsak bu, hukukun sağladığı hukuki düzen sayesindedir.

Hukuk, sadece okullarda okutulan bir bölüm veya sadece bir meslek değildir!
Hukuk, normları (anayasa, kanunlar, tüzükler, yönetmelikler ve sair tüm düzenleyici işlemler), mensupları (hakimler, savcılar, avukatlar, polisler ve sair adli personel), kurumları (Yasama, Yürütme ve Yargı’ya bağlı tüm kurumları) büyük bir harmoniyle birleştirir ve tüm bunlardan “hukuk düzeni”ni oluşturur. Ve işte fertler/bireyler, hukuk diliyle hukuk düzeni diye adlandırılan bu büyük yaşam havuzunda yaşamlarını sürdürürler.

Balık için su ne ise, insan için hukuk odur. Fakat şair Hayali’nin “Ol mahiler ki derya içredirler deryayı bilmezler” (O balıklar ki denizin içindedir, denizi bilmezler) dizelerinde dediği gibi nasıl ki denizdeki balık denizin farkında değilse, insanlar da hukukun öyle farkında değillerdir! Ne zaman ki deniz kirlenir/bulanır veya denizden çıkarılır, balık o zaman idrak eder/anlar denizin, suyun kıymetini, meğer deniz/su ne kadar mühim imiş diye!..
Ve madem hukuk, insanlar için bu kadar önemlidir, hayatidir, insanlar buna bigane (kayıtsız) kalmamalıdır.

Amacımız ve dileğimiz, insanların hukukla yaşamakta olduğu bu içiçeliğin farkına varması ve haklarına daha iyi sahip çıkabilmeleri için hukuklarını ve hukuku daha iyi tanıyabilmelerine katkı yapmaktır.

Hukuk, orjin olarak aslen Arapça kökenli bir kelimedir ve hak kelimesinin çoğul hali yani haklar anlamındadır. İnsanın haklarına sahip çıkabilmesi, savunabilmesi, insanca bir yaşam sürebilmesi ancak haklarını yani hukukunu, yani Hukuk’u bilmesi ile mümkün olabilir. Haklarını bilmeyen bir ferdin haklarını savunması/koruması mümkün olamayacağı gibi, haklarını koruyamayan bireyin insanca bir yaşam sürebilmesi de mümkün değildir! Hukuk’u/hakları öğrenmek, onları savunabilmenin/koruyabilmenin ön şartıdır.

Hukukun egemen olmadığı yerde, zorbalık ve güç’lünün kuralları egemen olacaktır. Zorbalık ve güçlünün egemen olduğu bir düzende ise insanların mutlu bir yaşam sürmesi mümkün değildir.

Sağlam ve sağlıklı bir hukuk düzeni ancak bilgiyle donanmış bilinçli bireylerle mümkün olabilir ve/veya korunabilir. Bu çalışmamızla bu büyük ve erdemli çabaya katkı yapabilmeyi umuyoruz.

Toplumsal yaşamın tüm normlarını kapsayan bu bilim dalının bilgileriyle donandıkça, bireyin kendine güveni, toplumla da barışıklığı artar. Kişi hukukla biraz ilgilenildiğinde hukukun aslında hiç de zor, somurtkan yüzlü veya soğuk ve binlerce sayfalık kitapların ezberlenmek zorunda olduğu bir veri yığını olmadığı, aksine ezberin hiç gerekmediği ve zaten veri fazlalığı sebebiyle ezberin aslında imkansız olduğu hemen görülecektir.

Hukuku seven, haklarını bilen, kendine güvenen, toplumla barışık, erdemli bireyler oluşmasına katkı yapmayı amaçladık. Bu amacımıza hukuka “merhaba” diyerek destek vereceğinizi umuyoruz.

Av.Veysel Danış

Avukat Veysel Danış

Hukuk Danışmanlığının Devamlılık Özelliği

Hukuk Danışmanlığının Devamlılık Özelliği

Hukuk danışmanlığı hizmeti hukukçuların (ve genellikle avukatların ) verdiği bir hizmet ise de avukatlık ve diğer bir çok meslek ve hizmet dalından farklı özellikleri var hukuk danışmanlığının: Hizmetin alımı için ihtiyacın doğmuş olması gerekmemesi;  ve hizmetin devamlılık arz etmesi…

İktisadın klasik ilkesine göre ihtiyaç talebi, talep de arzı doğurur.

Hukuk danışmanlığı ve Mali danışmanlık (Finans Danışmanlığı) hizmetlerinin “ihtiyaç” ile “talep” arasındaki bu klasik ilişkiye istisna teskil ettikleri kanaatindeyim.  İktisattaki ilkeye göre bir mal veya hizmete ihtiyaç duyan kişi bu ihtiyacın tatmini için harekete geçer. Buna örnek olarak ayakkabıya ihtiyaç duyan kişinin ayakkabı alma arayışına girmesi, kalacak bir yere ihtiyaç duyan kişinin otel arayışına girmesi hallerini gösterebiliriz.  Ayakkabıya ihtiyaç duymayan kişinin ayakkabı arayışına girmemesi ve ayakkabı almaması, keza evi olan bir kişinin kalacak bir yere ihtiyaç duymaması ve otel odası tutmaması normal, olağan ve hatta olması gereken bir haldir. Kalacak evi olan bir kişinin kalmayacağı halde bir otel odası kiralamasını normal, olağan, mantıklı bir davranış olarak tanımlamak pek mümkün değil herhalde.

Fakat Mali danışmanlık, diğer adıyla Finansal Danışmanlık için aynı iddiada bulunulabilir mi? Böyle bir iddia kanaatimce Mali Danışmanlık için de, Hukuk Danışmanlığı için de yanlış olacaktır. Zira mali danışman ve hukuk danışmanı, ticari ve sosyal hayatında güvenli işlemler yapabilmesinde kişinin en büyük yardımcılarıdır.

Finans ve hukukun taalluk ettiği, ilintili olduğu konular hem çok fazladır; ekonomi ve hukuk hayatla içiçe olan iki bilim dalıdır. İnsanlar günlük hayatları süresince küçük-büyük sürekli finansal ve hukuki muameleler yaparlar. Bu tabii bir mecburiyettir zira bir sosyal ortamda yaşamaktadır insanlar; ve bu sosyal ortamın belli bir sosyal ve hukuki düzen içinde işlemesi de tabii bir lüzumdur.

Para ile yoğun ilişkisi olan kişi ve kurumların mutlaka mali danışmanlık almaları gerektiğini düşünüyorum. Kişi ve kurumların hukuk danışmanlığı almalarına ihtiyaç doğuran sebepler ise iki tanedir:
* Para ile yoğun ilişki
* İnsanlarla yoğun ilişki

İnsanlarla yoğun ilişki kuran, yaşayan kişilerin ihtilaflar yaşaması kaçınılmazdır. Ve bu ihtilaflar meydana geldiğinde onların güvende kalmasını sağlayacak olan hukukçu ve mali müşavirlerinin verdiği tavsiyeler olacaktır.

Veysel Danış

Avukat Veysel Danış

Ticaret Hukuku Avukatı

Ticaret Hukuku Avukatı

Ticaret davaları avukatı kimdir, kime, hangi avukatlara “ticaret hukuku uzmanı avukatı” denir, bir avukat nasıl “ticaret hukuku avukatı” olur soruları insanların en çok merak ettiği ve avukatlara da en sık sorulan sorulardandır. Bu tanımları açıklayalım:

Ticaret hukuku, taraflarından en birisi Türk Ticaret Kanununda tanıma uygun olarak “tacir” (ticaret ile iştigal eden kişi veya kuruluş) olan davaları konu edinen hukuk dalıdır. Ticaret Mahkemeleri de taraflarından en az birisi tacir olan davalara bakan ihtisas mahkemeleridir.

“Ticaret hukuku avukatı”, ticari ilişkilerden doğan davalarına bakan avukattır. Avukatlık mesleğini yürütürken ağırlıklı olarak “ticaret hukuku davaları”na bakan avukatlar “ticaret davaları avukatı” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bir avukat nasıl “ticaret davaları avukatı” olur?  Bir avukatın ticari davalar avukatı olmasının belli, belirli, özel bir ihtisas eğitimi veya sertifikasyonu yoktur. Bir avukat “ticaret hukuku”na yoğunlaşarak ağırlıklı olarak ticaret hukuku, ticaret mahkemeleri ve ticari davaların dokümanlarını, mevzuatını, içtihatlarını okursa, mesleğini icra ederken ağırlıklı olarak ticaret hukuku davalarını yürütürse bu çalışmaları neticesinde ticaret hukuku davaları konusunda doğal olarak iyi bir bilgi ve deneyim seviyesine ulaşır. Ticaret hukukuna, ticari davalara bu şekilde özel bir ilgi göstererek belli bir bilgi ve deneyim seviyesine ulaşmış avukatları müvekkilleri ve onu tanıyanlar diğer kişiler “ticaret hukuku avukatı” şeklinde tanımaya, tanıtmaya başlarlar.

 

Ticaret Avukatı İstanbul Hukuk danışmanlığı Ticaret Hukuku.

"Sorunum Çözülsün Artık" diyorsanız Tıklayın