Plak

Plak

Müzik, plaktan dinlenir!  Müziği plaktan dinlemeyen kişi bence “müzik dinliyorum” dememeli!  Plakları bilmeyen, plak dinlememiş kişi, CD, mp3 dinlemeyi “müzik dinleme” zanneder! CD, mp3 dinleyince de “müzik dinliyorum” zanneder!  Halbuki bu müthiş bir yanılgıdır! Dinlediği “müzikimsi” birşeydir; fakat “müzik” falan değildir! Fakat bunun “müzik olmadığını” ancak “plak” dinlediğinde fark edebilir.

Taş Plak

Plaklar 1900’lü senelerin başlarında girdi insanların hayatına. Bütün teknolojik ürünler gibi ilk zamanlarda çok pahalı olan “taş plak”lar ve bu taş plakları çalan pikaplar ancak çok zengin insanların sahip olabildiği bir lüks, veya meyhaneler, kıraathaneler gibi esnaf işletmelerinde keyfi sürülebilen birşey idi.

45’lik Plak

1950’lerde gelişen teknoloji ile taş plakların yerine bizim “45’lik plak” diye bildiğimiz ve taş plaklara nazaran daha ucuz olan plak türünün piyasaya çıkması ile plak ve pikaplar halkın evlerine de girmeye başladı.

1950-1975 seneleri 45’lik plakların saltanat seneleri idi. Bütün dünyada binlerce adetlerle satılıyor, pikaplarda defalarca çalınıyor, çalınıyor, keyfi doyasıya sürülüyordu.

33’lük Plak

1980’lerin başlarında “33’lük plak” veya “LP” (Long Play)’ler sürüldü piyasaya.  LP’ler, ismi ile müsamma idi.  Ön yüzünde 1, arka yüzünde 1 olmak üzere genellikle 2 şarkı alan 45’lik plaklardan farklı olarak LP’ler ön yüzde 5-6, arka yüzünde 5-6 olmak üzere ortalama 10-12 şarkı alıyordu. Bir ayarlama ile 5-6 şarkı çalabildiği için de “Long Play” (Uzun Çalar) şeklinde isimlendirilmişti ki bu hakikaten cuk oturan bir isimlendirme idi.

1980-1990’lı yıllarda Long Play’ler veya kısa adıyla LP’ler “kaset”lerle beraber kullanıldı. Fakat kasetler plaklarla, “teyp”ler de pikaplarla kıyas edilmeyecek kadar ucuzdu. Ve tarihte bir çok aletin başına gelen gelen o bilindik akibet sonunda plakların ve pikapların da başına geldi!  Plak ve pikap, teknolojinin getirdiği yeni bebekler kaset ve teyplerle rekabeti daha fazla devam ettiremeyip yenildi ve piyasadan Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi’nde kullandığı tabirle “izzet-u ikbal ile” piyasadan çekildi.

CD

1990-2000’li yıllarda CD, mp3’ler girdi insanların hayatına. Daha temiz ses, billur gibi melodiler idi CD’lerden çıkan. Ama; ama bir eksiklik vardı sanki!  Sanki birşey eksikti; iyi bir dinleme hissi vermiyordu CD’den müzik dinlemek. Müzikimsi idi, ama müzik değildi işte!
Tabii bu his herkeste değil, daha önce plak dinlemiş kişilerde oluşuyordu!  Kulakları plaklardan müzik dinleme zevkini tatmış, aradaki farkı algılayabilen kişiler CD’den, mp3’lerden dinlenen ruhsuz müzikimsi seslerin “müzik” olmadığını algıladıkça, anladıkça bunlardan soğudular. Plaklara, plaklardan müzik dinlemenin zevkini özlüyorlardı. Ve bu özlem sonunda plakların yeniden doğmasına, tekrar hayat bulmasına sebep oldu.

2010’lu yıllardayız şimdi. Yaşamakta olduğumuz 2010’lu yıllar plakların yeniden hayat bulduğu, insanların rağbet ettiği, aradığı ve fakat aradan geçen zaman sebebiyle bulamadığı yıllar. Aradan 30-100 sene geçmiş plakları bulmak artık pek mümkün değildi maalesef 🙁

“Gerçek müzik” dinlemek hasretiyle plak arayanların imdadına plak.istanbul yetişti.  plak.istanbul sayesinde plaklara, plaklardan müzik dinlemeye hasret kalmış ben ve benim gibi onbinlerce plak sever o çok özledikleri plaklara artık kavuşmuş oldu.

Gerçek müzik ile dinlemekte olduğunuz müzikimsiler arasındaki farkı algılamak, müzikimsi sesler yerine “gerçek müzik” dinlemek istiyorsanız bir pikap ve plaklar alın. Plak dinlemenin keyfini hissedin, zevkini sürün 🙂

 

Taş plak, 45’lik plak, 33’lük plak pikap.