Duygu Ağaçları

Duygu Ağaçları

Hiç düşündünüz mü duygular da meyveler gibi olsaydı! Farklı duygulara, farklı ağaçları kullanarak ulaşabilseydik. Üzüntü ağacı, mutluluk ağacı, şefkat ağacı, aşk ağacı, sek. ağacı olsaydı 🙂 Bu mümkün olsaydı nasıl olurdu hayat hiç düşündünüz mü?

Şimdi sıkı durun! Evet, bu mümkün! Hatta mümkün’ün ötesinde, hayat zaten öyle! Evet yanlış okumadınız, bütün hislerimizi bize veren “ağaçlar” var! Diyeceksiniz ki “Nerede bu duygu ağaçları? hemen gidip bunların meyvelerinden yararlanalım.” Endişelenmeyin, bu sırrı sizinle paylaşacağım!

Bizim his ağaçlarımız etrafımızdaki insanlar! Hislerimizi etrafımızdaki insanlardan alıyoruz! Bir düşünün; bazı insanlardan mutluluk, bazılarından şefkat, bazılarından seks, bazılarından romantizm, bazılarından stres, bazılarından üzüntü aldığımızı siz de fark edeceksiniz.

Pekiiiii, siz meyvelerini sevmediğiniz ağaçların altında ısrarla gezmeye devam eder misiniz? Tabii ki hayır! Erik sevmiyorsanız erik ağacı dikmezsiniz, erik ağacının oralarında gezmezsiniz, erik ağacından uzak durursunuz; ki bu aklın, mantığın gereğidir.

Ve madem insanlar da bizim “duygu ağaçlarımız” olduklarına göre neden meyvelerini sevmediğimiz ağaçların etrafında dolanmaya, meyveleri bizi mutlu etmediği halde bu meyvelerinden yemeğe neden bu kadar hevesli oluyoruz?

Bu hal hiç şüphesiz ki irrasyonel bir durumdur! Meselenin özünün idrakinde olmamaktan, farkında olmamaktan kaynaklandığını ve “bilinçli farkındalık” ile üstesinden gelinebileceğini düşünüyorum. Mevzunun özü idrak edildikten sonra gerisi sağlam bir irade ve iç disiplin ile bu farkındalığı hayatına uygulamak ve tatlı meyvelerini yemektir.

En sevdiğiniz ağaçların tatlı meyvelerini yemeğe odaklanın. Tatlı meyveler veren ağaçlara iyi davranın, onlara su verin, gübre verin, dibine su dökün. Ekşi, acı meyve veren ağaçları kesin demiyorum! Onlar da ağaç, onların da yaşamaya hakkı var. Ayrıca başka canlılar da o ağaçların meyvelerini seviyor olabilir, onların meyveleri başkalarını mutlaka mutlu ediyordur. Tabiiatta fuzuli, lüzumsuz birşey yoktur. O ağaç var ise o ağaca ihtiyaç var diye yaratılmıştır, o ihtiyaç için vardır. Ama meyvesi size iyi gelmiyor madem, o ağaçtan uzak durun, o ağacın meyvesini yemeyin 🙂

Tatlı meyveler yemeniz dileğiyle…

Veysel Danış

 

Bilinçli farkındalık yaşam koçu odaklanma iç disiplin.