Avukat Veysel Danış

Sara Hastalığının Boşanmaya Etkisi

Sara Hastalığının Boşanmaya Etkisi

Kocam sara hastası. Sürekli sara nöbeti geçiriyor. Doktorlar tedavisinin mümkün olmadığını söylediler. Hasta bir adamla hayatımı geçirmek istemiyorum. Boşanmak istiyorum, boşanabilir miyim?

Sara hastalığı tek başına boşanma sebebi değildir. Sadece kocanızın sara hastası olması sebebine dayanarak boşanamazsınız. Ancak eşinizin hastalığı sebebiyle evliliğinizde sürekli geçimsizlik yaşıyorsanız şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davası açabilirsiniz.

 

Sara hastalığı boşanma avukatı. Avukat hukuk danışmanlığı istanbul.

Avukat Veysel Danış

Eşe Tecavüzün Boşanmaya Etkisi

Eşe Tecavüzün Boşanmaya Etkisi

Öldürmekle tehdit edilerek silah zoruyla karıma tecavüz edildi. Tecavüz eden de yakalandı.  Karımın olayda bir suçu olmasa bile bu olayı unutamıyorum. Çok huzursuzum.  Zina sebebiyle boşanma davası açabilir miyim?

Bu olayda karınızın bir suçu olmadığı yani olay onun rızasıyla gerçekleşmediğinden hukuken zina sayılmayacağı için zina sebebiyle boşanma davası açarak boşanamazsınız. Ancak yaşadığınız olaylar evliliğinizi temelinden sarsmış ise şiddetli geçimsizlik sebebiyle boşanma davası açabilirsiniz. Bir boşanma avukatı ile görüşmenizi öneririm.

 

Karım tecavüze uğradı tecavüz boşanma davası avukatı. Hukuk danışmanlığı, avukat İstanbul.

Avukat Veysel Danış

Hukuk Özel Ders İstanbul

[frame style=”modern” image_path=”https://www.veyseldanis.com/wp-content/uploads/2015/12/veysel-danis-hukuk-ozel-ders-istanbul.jpg” description=”” link_to_page=”” target=”” float=”” lightbox=”https://www.veyseldanis.com/wp-content/uploads/2015/12/veysel-danis-hukuk-ozel-ders-istanbul.jpg” lightbox_group=”” size=”two_col_large”]

Hukuk Özel Ders

Yazının Özü:  Veysel Danış “hayat dersi” vermektedir!  bu hayat dersinin içinde “hukuk” da vardır…  Veysel Danış’ın desteği sadece dersleri geçmeye yönelik “hukuk özel ders” vermek değildir! Dersler çok çalışılır, 3’ün, 5’inci, 10’uncu sınav hakkında da olsa bir şekilde geçilir. Fakat bu kadar çok hukukçu mezun edilen bir toplumda kendinize nasıl iyi bir yer bulacaksınız, nasıl mutlu olacaksınız?…..
Ve bunlar, hukuk fakültelerinde anlatılmaz!

İşte Veysel Danış bu sebeple “İyi bir hukukçu nasıl olunur?”, “Başarılı bir avukat nasıl olunur?”, “Mutlu bir insan nasıl olunur?”u anlatmaktadır.

Hukuk dersleri ağır derslerdir. Fakat hukuk bilgilerini öğrenmek zevklidir de. Kişinin kendine güvenini yükseltir. Ben hukuku çok seviyorum. Diğer insanların da hukuku çok sevmeleri, severek öğrenmelerine destek vermek hoşuma gidiyor. Hukuk öğrenmeniz için ihtiyacımız olan tek şey sizin “Öğrenmek istiyorum” cümlesini söylemenizdir. Siz bu cümleyi söylüyorsanız gerisini Veysel Danış halledecektir 🙂
Başarı ve mutluluk tesadüf değildir. Başarınızı, mutluluğunuzu tesadüflere bırakmayın. Yola çıkalım, arkası gelecektir.

*

ders, ders vermek, özel ders, öğrenmek, öğretmek, eğitim, hoca, koç,Günümüzde hukuk eğitimi almak ne Roma dönemi kadar, ne Ortaçağ kadar, ne de Osmanlı dönemi kadar zor değil artık! Mekteb-i Hukuk (Hukuk Fakültesi) kazanmak da ne 1930’lar, 40’lar kadar, ne de 70’ler-80’ler kadar zor değil artık!  Mekteb-i hukuk okumak isteyenlerin çok olmasının da etkisi ile hukuk fakültelerinin sayısı süratle çoğaltıldı; öğrenci alma kapasiteleri büyük oranda arttırıldı.

Fakat tabiatın şaşmaz bir kaidesidir: Bir şeye müdahale ettiğinizde, bir yeri düzeltirken, başka bir yeri bozarsınız! Bu hususta da böyle oldu!  Hukuk okumak, hukuk fakültesi kazanmak kolaylaştı!  Lakin “iyi hukukçu olmak“, “başarılı avukat olmak” hatta “iş bulmak“, “hukuk mesleği ile geçinmekzorlaştı!  Artık pek çok kişi hukuk fakültesi kazanıyor, hukuk eğitimi alıyor.  Fakat bunların ancak pek azı “iyi hukukçu”, “başarılı avukat” olabiliyor 🙁  Veysel Danış’ın hukukçu adaylarına “hayat dersi” vermesi ihtiyacı işte bu sebeple doğmuştur.

Hukuk dersleri sadece hukuk fakültelerinde okuyan öğrenciler için değil, hukuk dersi okutulan siyasal bilgiler, kamu yönetimi, iktisat, açıköğretim gibi fakültelerin öğrencilerini de çok zorlayan derslerdir. Hukuk dersleri her zaman ve her fakültede öğrenci deyimiyle “baba” derslerdendir.

Hukuk özel ders İstanbul

Kendi deneyimlerimden ve yaptığım gözlemlerden biliyorum ki bir öğrencinin bir derste başarılı olabilmesi için o dersin müfredatta niçin olduğunun yani o okuldaki öğrencilere o dersin niçin okutulduğunun, o okul öğrencilerinin o dersi niçin öğrenmeleri gerektiği sorusunun öğrencinin kafasında net bir şekilde cevaplanmış olması ve derste anlamadığı, anlamadan atladığı hiçbir konu olmaması gerekiyor. Zira bir dersin oluşturan konular bir bütünlük oluşturur ve birbirleri ie bağlantılıdır. Dersi öğrenmeye çalışan hocanın konuyu tam izah etmemesi, öğrencinin derse girmemesi, dikkatini derse vermemesi, konunun özünü kavrayamaması veya sair herhangi bir sebeple o konuyu öğrenmemesine rağmen sonraki konulara geçer ise konulardan oluşan zincirin halkaları arasında ilk kopukluk meydana gelecektir. Konular zincirinde oluşan bu ilk kopukluğun etkisi ile kısa bir süre sonra başka işlenecek başka bir konunun da anlaşılmasına sebep olacak ve böylece zincirde ikinci kopukluk meydana gelecektir. Ve maalesef bu döngü giderek sıklaşan aralıklarla bir daha, bir daha, bir daha tekrar etmeye devam eder.

İdeal olan, konulardan oluşan zincirde kopma oluşmasına müsaade etmemek, mahal vermemektir. Fakat hepimiz biliyoruz ki hayat dümdüz bir çizgi şeklinde hep aynı ve ideal bir şekilde gitmiyor. Öğrencinin o gün hastalık veya herhangi bir sebeple derse girememesi, “havasında” olmadığı için kendini derse verememesi, konunun karmaşık olması ve sair sebeplerle konular zincirinde kopukluk oluşması hayatın akışı içinde normal bir durumdur. Fakat ders konularında bu şekilde kopukluk oluştuğunda öğrencinin o konuyu çalışarak arayı kapatması gerekir ki oluşan bu ilk kopukluk başka konuların da kopmasına sebebiyet vermesin, zemin oluşturmasın.

Konular zincirinde öğrencinin o gün derse girmemesi, kendini derse vermemesi gibi sebeplerden ilk kopukluk oluşmuş ise öğrencinin ekstra çaba harcayarak, biraz daha fazla ders çalışarak kapatması, tolere etmesi mümkündür. Fakat ders konusunun karmaşık olması yüzünden öğrenci konuyu dinlediği, işlediği, çalıştığı halde anlamamış ve kopukluk bu sebeple oluşmuş ise öğrenen kişinin bunu ekstra ders çalışarak, çaba harcayarak tek başına nötralize etmesi çok zordur. Olan, genellikle öğrenen kişinin daha o konuyu, o konuda oluşan kopukluğu halledemeden, hemen peşi sıra gelen konularda da yeni takılmalar, kopukluklar yaşamasıdır.

Hukuk özel ders İstanbul

Ders konularında özellikle konuların karmaşıklığı yüzünden anlayamamak sebebiyle kopukluklar yaşamaya başladığını hisseden kişi bu sürecin önünü mutlaka ve bir an önce kesmelidir zira bu süreç önü kesilmediği taktirde çok kısa bir süre içinde bir döngüye dönüşecek, başka ders konularında da takılmalar yaşanmasına sebebiyet verecektir.

Bu sürecin önünü kesmenin en güzel yolu bu işi bilen birilerinden destek almaktır. Konumuz hukuk dersleri olduğu için de hukuk derslerinin içeriğini, mantığını, tekniğini bilen birisinden özel ders alarak bu sürecin önü kesilerek döngüye ve başarısızlığa dönüşmesi engellenmelidir. Çünkü biliyoruz ki başarı ve mutluluk tesadüf değildir. Tesadüflere bırakılamaz, bırakılmamalıdır!

Bütün hukuk severlerin başarılı ve mutlu olmaları dileği ile…

Av. Veysel Danış

Hukuk özel ders istanbul hukuk danışmanlığı avukat.

Avukat Veysel Danış

Avukat Ne Zaman Lazımdır?

Avukat Ne Zaman Lazımdır?

Avukat Veysel Danış

Hukuk danışmanlığı, avukat ne zaman lazımdır?  Sadece hukuki bir problem olunca (mı?) lazımdır avukat ve hukuk danışmanlığı!

Ülkemizde çoğu insan maalesef “Problemim yokken niye avukata gideyim/niye hukuk danışmanlığı alayım” veya “müşterilerim/eşim/ortaklarım/komşularım/… ilişkilerimi avukat olmadan da yürütebiliyorum işte! Niye avukat tutup hukuk danışmanlığı için boşuna para vereyim ki?..” diye düşünmekte…

Bu düşünce ilk bakışta doğru gibi gözükür!.. Doğru gözükür çünkü ilişkide henüz bir problem yaşanmadığı için hukuk danışmanlığı için avukata müracaat gereksiz, manasız, faydasız, fuzuli masraf, fuzuli uğraş gibi algılanmakta. Fakat bu düşünce tarzının yanlış olduğunu yüzlerce defa hem yaşadım, hem gözlemledim. Bu düşünce tarzı kesinlikle yanlıştır!.. Çünkü işin uzmanından yardım almadan, babadan kalma yöntemlerle yürütülen iş ve ilişkilerde sonunda bir gün problemler oluştuğunu yüzlerce defa gözlemledim.

Peki insan ihtiyaç duymadığı bir malı/hizmeti niye alsın ki? Bunun cevabı elbette “korunmak için!”dir. Neyden korunmak? Muhtemel risklerden tabii!..
Bu duruma yüzlerce örnek verilebilir ise de, biz bir kaç örnek vermekle yetineceğiz:

* Lastikçiye gitmek için arabamızın lastiklerinin patlamasını, bizi yolda bırakıp perişan etmesini beklemek mi doğrudur?
Yoksa lastik patlamamışsa dahi, belli periyotlarla lastikçiye gitmek ve lastikleri kontrol ettirmek mi daha doğrudur?..

* Dişçiye gitmek için dişlerimizin çürümesini, ağrımasını beklememiz mi doğrudur?
Yoksa dişlerimiz daha çürüyüp elimizden gitmeden dişçiye gidip onları nasıl koruyacağımızı öğrenmemiz mi daha doğrudur?..

* Çocuğumuzu doktora götürmemiz için hasta olmasını beklemek mi doğrudur?
Yoksa çocuk daha hasta olmadan periyodik şekilde doktora götürüp, gelişmesinin normal olup olmadığını kontrol ettirmemiz, doğru besleyebilmemiz için tavsiyelerini almamız, aşılarını yaptırarak hastalıklara karşı direncini arttırıp kolayca hasta olmasını engellememiz mi daha doğrudur?

* Evimize, işyerimize yangın söndürücü almamız için yangın çıkmasını beklememiz mi gerekir?
Elbette ki daha yangın çıkmadan evvel yangına hazırlıklı olmak ve yangın çıkarsa söndürebilmemiz için gerekli tedbirleri almak gerekir.

Peki bir kişiye veya kuruma avukat ne zaman lazımdır?

Şurası kesindir ki, uzmanlığa verilen para asla gereksiz harcanmış bir para değildir; ve yaratacağı faydalar ve/veya engelleyeceği zararlar şeklinde kat kat fazlası ile bize geri dönecektir.

Ülkemizde insanlarımızın koruyucu/önleyici bu hizmetlere yeteri kadar talep göstermemesinde, bu hizmetlerin maliyetlerinden çekinmelerinin önemli bir etken olduğu kanaatindeyim. Size sevindirici bir bilgi vereyim: kontrol maksatlı koruyucu/önleyici hizmetlerin maliyetleri zannedildiğinden çok düşüktür. Çünkü bu hizmetler müşavirlik düzeyindedir ve hangi meslekte olursa olsun yüzeysel işlemlerdir. Lastikçi arabanızın lastiklerinin genel durumunu ve hava miktarını kontrol edecektir;
Diş hekimi dişlerinizde çürük başlangıcı veya probleme yaratabilecek başka bir belirti olup olmadığını kontrol edecek, genel bir ağız muayenesini yapacaktır; Doktor çocuğunuza aşı yapacaktır; Avukat da size yürütmekte olduğunuz ilişkide güvende olmanız için nasıl davranmanız gerektiği hakkında tavsiyelerde bulunacaktır.

Avukatın hukuk danışmanlığı koruyucu/önleyici maksatlı bu kontrol hizmetleri yüzeyseldir ve ücreti de fazla yüksek olmayacaktır. Bunların maliyetinden de korkmamak lazımdır; zira bu küçük maliyetlere karşılık size sağlayacağı koruyuculuk, sizi uzak tutacağı riskler ve bu risklerin gerçekleşmesi halinde yaşayacağınız sıkıntı ve yapmak zorunda kalacağınız masraf miktarlarıyla kıyaslandığında, bu hizmetlere ödenen ücretler tabiri caizse devede kulak kalacaktır.

Siz hukuk sever dostlarıma naçizane tavsiyem şudur ki, koruyucu/önleyici maksatlı bu işlemleri ihmal etmeyin… Konuyu hukuk özelinde ele alırsak, avukattan hukuk danışmanlığı almak için ilişkilerinizde problemin doğmasını beklemeyin. Sizi temin ederim avukata “bu ilişkide problem doğmasını nasıl engelleyebilirim?” diye sormak, “bu problemi nasıl çözebilirim?” diye sormaktan çok daha kolay ve ucuz olacak, güvenli, dertsiz, stressiz bir hayat yaşamanıza büyük katkısı olacaktır.

Av.Veysel Danış

 

Danışmanlık, hukuk danışmanlığı avukat ne zaman lazımdır Avukat Veysel Danış istanbul.

"Sorunum Çözülsün Artık" diyorsanız Tıklayın