Veysel Danış, Sükuttan değerli sözler,

Kitapları

Kitapları

Veysel DanışSükuttan Değerli Sözler kitabı ZEST Yayınları’ndan yayınlandı.

Kitabın bütün hak ve gelirleri insanlığın bilgi ve kültür mirasına katkıda bulunmak için faaliyet gösteren ZEST (Zeka ve Strateji Derneği)’ne bağışlandı.

Veysel Danış, Sükuttan değerli sözler,

Sükuttan Değerli Sözler, Veysel Danış, ZEST Yayınları

Veysel Danış, Boşanma avukatı Veysel Danış, Avukat,

İlişki Danışmanlığı

İlişki Danışmanlığı

İlişkiler… Bence insanın hayatının tamamı bir ilişkiler örgüsü içinde geçiyor. Ve kesinlikle söyleyebilirim ki hayatımızı ilişkiler belirliyor, ilişkiler şekillendiriyor.

Biz ve ilişkilerimiz, kişi ve ilişkileri birbirini takip eden iki ok gibidir: Kişi ilişkilerini kurar, etkiler, şekillendirir; kurulan, devam eden ilişkiler de kişiyi etkiler, şekillendirir. Biz ilişkileri kurarız, yönlendiririz, şekil veririz; bununla beraber ilişkilerimiz de bizi yönlendirir, bize şekil verir!

Mutlu veya mutsuz olacağımızı ilişkilerimiz belirler. Çünkü ilişkileri kötü olan bir kişinin mutlu olması… Mümkün değildir!  İlişki Danışmanlığı da bu sebeple çok önemlidir.

Sağlıklı veya hasta olmamızı ilişkilerimiz belirler. Çünkü ilişkileri kötü olan kişi gergin ve üzüntülüdür. Gerginlik (stres) ve üzüntünün kalp, tansiyon, diyabet, migren ve daha bir çok hastalığı tetiklediği artık biliniyor. Bir çok hastalık için doktorların sık sık kullandıkları cümleyi hepimiz biliriz: Sıkıntı ve üzüntüden uzak durun! İlişkileri kötü olan kişi maalesef üzüntüye yakındır. Eşiyle, iş arkadaşlarıyla, okul arkadaşlarıyla, aile fertleriyle, komşularıyla ilişkilerinde sorunları olan kişinin mutlu ve ferah bir ruh halinde, mental sükunet içinde olması gerçekten çok zordur.

Sevgilisiyle kavga etmiş bir kişi mutlu olabilir mi? Kocasıyla kavga etmiş bir kadın mutlu olabilir mi? Karısıyla kavga etmiş bir erkek mutlu olabilir mi? Anne veya babasıyla kavga etmiş bir evlat mutlu olabilir mi? Çocuğuyla kavga etmiş bir anne veya baba mutlu olabilir mi? İş arkadaşlarıyla ilişkilerinde sorun yaşayan kişi işinde verimli olabilir mi? Çalışanlarıyla ilişkilerinde sorun yaşayan patron çalışanlarından verim alabilir mi? Böyle bir iş yerinde teşriki mesai yapanlar mutlu olabilir mi? Sevgili dostlar, ilişkileri sorunlu olan, ilişkilerini düzgün kurup yönetemeyen kişilerin mutlu olması mümkün değildir!

Öte yandan, mutlu olmayan kişinin üretken ve başarılı olması da mümkün değildir. Başarı ve mutluluk arasındaki ilişkiyi başka bir yazımızda tafsilatlı şekilde izah edeceğiz.

Aslına bakılırsa ilişkiler konusunda kişilerin, bizlerin seçenekleri çok fazla değildir: ya bizler ilişkilerimizi yönetiriz, yada ilişkilerimiz bizi yönetir. Kişinin vermesi gereken karar, seçimini yapması gereken nokta temel olarak, ilişkilerimin beni sürüklemesine izin vereyim (veya) ilişkilerimi ben yönetmek istiyorum hususudur. Kişinin hayatının yönetimini eline alması ilişkilerinin yönetimini ele almasıyla başlar.

Kişinin mutluluğu ve başarısında böylesine önemli olan ilişkileri kurmak, yürütmek, yönetmek kolay mı peki? Kesinlikle çok zor bir şey. Ve zaten çevremize şöyle bir baktığımızda hemen hemen herkesin karısı, kocası, eşi, kayıngilleri, anne-babası, çocukları, kardeşleri, okul arkadaşları, iş arkadaşları, çalışanları ile ilişkilerinde sorunlar yaşadığını, bu sorunlarla cebelleştiğini ve mutsuz olduğunu görürüz. Bu da şaşılacak bişey değil normaldir, çünkü ilişkileri yürütmek, yönetmek zor bir zeneaatır (iştir).

İlişkilerin kurulmasının, yürütülmesinin kolay olmaması normaldir aslında. Çünkü her ne kadar bütün ilişkileri “ilişki” diye tanımlayıp aynı şapka altında topluyor isek de sevgili ile kurulan ilişki ile kaynana ile kurulan ilişki şüphesiz çok farklıdır. Farklı olan ilişkilerin yürütülmesinde şüphesiz farklı yöntemlere, stratejilere ihtiyaç vardır. Ve hatta ilişkinin türü aynı olsa bile, muhatap olduğumuz kişi farklı olduğundan her ilişkiye has davranış stratejileri geliştirilmelidir. Çünkü şimdiki sevgilimize eski sevgilimize davrandığımız gibi davranırsak, işe yeni girdiğimiz işyerinde daha önce çalıştığımız işyerinde davrandığımız gibi davranırsak kötü sonuçlarla karşılaşmamız kuvvetle muhtemeldir.

Hekimlikte kullanılan meşhur “Hastalık yok, hasta var” lafı, hukukta kullanılan “Her dosya kendi münderecatı (içeriği) ile değerlendirilmelidir” ilkeleri gibi, ilişkilerde de “İlişkiler yok, ilişki var” demek mümkündür. Bu sebeple her ilişkiyi kendi sahip olduğu şartlar ve dinamiği altında ele almak lazımdır.

Böylesine karmaşık ve zor süreçleri tek başımıza yürütmeye çalışıp sorunlarla boğuşacağımıza, ilişki danışmanlığı hizmeti alsak, bilgili, deneyimli ilişki danışmanı bize hangi ilişkiyi nasıl kuracağımızı, yürüteceğimizi, yöneteceğimizi söylese ve hatta öğretse, daha az dertli, daha mutlu, daha ferah, daha başarılı bir hayatımız olur değil mi?

İlişki danışmanlığı, ilişki danışmanından destek kavramları ülkemizde daha yeni kavramlar olduğundan insanlarımız ilişki danışmanına başvurmakta, ilişki danışmanlığı hizmeti almakta tereddüt etmekte.

Kişi kendine şu soruları sormalı:
* İlişkilerimi kolayca kurabiliyor muyum?
* ilişkilerimi sorunsuzca yürütebiliyor muyum?
* İlişkilerimde mutlu muyum?

Eğer bu soruların cevapları “Evet” ise mutlusunuz ve sorun yok demektir.
Fakat eğer cevaplar “Hayır” ise ilişkilerinizde ciddi sorunlar yaşıyorsunuz ve bunun sonucu olarak da mutsuzsunuz demektir.
Böyle mutsuz kalmaya, hayatınızı mutsuz şekilde sürdürmenize ise gerek yoktur; çünkü mutlu olmak herkesin hakkı olduğu gibi sizin de hakkınızdır.

İlişki danışmanından ilişki danışmanlığı için destek almaya çekinmeyin. Bırakın ilişki danışmanınız mutlu ilişkiler kurmanıza, yürütmenize destek versin. Siz mutlu olmanın keyfini çıkarın 🙂

İlişkilerinizin ve hayatınızın yönetimini ele aldığınız mutlu günler dileği ile…

Veysel Danış

 

İlişki danışmanlığı yaşam koçu Veysel Danış ilişki mutluluk başarı ilişki danışmanı istanbul.

Avukat Ücreti Ne Kadar

Avukat Ücreti Ne Kadar

Dava açmak istiyorum. Avukat ücreti ne kadar olur?

Avukatlık ücreti avukatın davayı takip etme emeği karşılığında ona ödenen ücrettir. Açılacak bir dava için ödenecek avukatlık ücretini önceden öngörmek çok zordur. Her davanın kendine has şartları vardır. Davanın ihtiva ettiği şartlar bilinmeden avukatlık ücreti hakkında net birşey söylenmesi doğru olmaz. Her avukatın emeğine biçtiği değer de farklıdır bu sebeple farklı avukatlar aynı dosyanın takibi karşılığı olarak farklı avukatlık ücreti de talep edebilirler.

Avukatlık bilgi ve güven işidir. Davanızı takip edecek avukatı belirlerken avukatlık ücretinin düşüklüğünü değil, bilgi birikimini ve güvenilirliğini kriter almanızı tavsiye ederim.

 

Avukatlık ücreti ne kadardır dava açmak boşanma avukatı.

Avukat Veysel Danış

Hukuk Özel Ders İstanbul

Hukuk Özel Ders İstanbul

Yazının Özü:  Veysel Danış “hayat dersi” vermektedir!  bu hayat dersinin içinde “hukuk” da vardır…  Veysel Danış’ın desteği sadece dersleri geçmeye yönelik “hukuk özel ders” vermek değildir! Dersler çok çalışılır, 3’ün, 5’inci, 10’uncu sınav hakkında da olsa bir şekilde geçilir. Fakat bu kadar çok hukukçu mezun edilen bir toplumda kendinize nasıl iyi bir yer bulacaksınız, nasıl mutlu olacaksınız?…..
Ve bunlar, hukuk fakültelerinde anlatılmaz!

İşte Veysel Danış bu sebeple “İyi bir hukukçu nasıl olunur?”, “Başarılı bir avukat nasıl olunur?”, “Mutlu bir insan nasıl olunur?”u anlatmaktadır.

Hukuk dersleri ağır derslerdir. Fakat hukuk bilgilerini öğrenmek zevklidir de. Kişinin kendine güvenini yükseltir. Ben hukuku çok seviyorum. Diğer insanların da hukuku çok sevmeleri, severek öğrenmelerine destek vermek hoşuma gidiyor. Hukuk öğrenmeniz için ihtiyacımız olan tek şey sizin “Öğrenmek istiyorum” cümlesini söylemenizdir. Siz bu cümleyi söylüyorsanız gerisini Veysel Danış halledecektir 🙂
Başarı ve mutluluk tesadüf değildir. Başarınızı, mutluluğunuzu tesadüflere bırakmayın. Yola çıkalım, arkası gelecektir.

*

Günümüzde hukuk eğitimi almak ne Roma dönemi kadar, ne Ortaçağ kadar, ne de Osmanlı dönemi kadar zor değil artık! Mekteb-i Hukuk (Hukuk Fakültesi) kazanmak da ne 1930’lar, 40’lar kadar, ne de 70’ler-80’ler kadar zor değil artık!  Mekteb-i hukuk okumak isteyenlerin çok olmasının da etkisi ile hukuk fakültelerinin sayısı süratle çoğaltıldı; öğrenci alma kapasiteleri büyük oranda arttırıldı.

Fakat tabiatın şaşmaz bir kaidesidir: Bir şeye müdahale ettiğinizde, bir yeri düzeltirken, başka bir yeri bozarsınız! Bu hususta da böyle oldu!  Hukuk okumak, hukuk fakültesi kazanmak kolaylaştı!  Lakin “iyi hukukçu olmak“, “başarılı avukat olmak” hatta “iş bulmak“, “hukuk mesleği ile geçinmekzorlaştı!  Artık pek çok kişi hukuk fakültesi kazanıyor, hukuk eğitimi alıyor.  Fakat bunların ancak pek azı “iyi hukukçu“, “başarılı avukat” olabiliyor 🙁  Veysel Danış’ın hukukçu adaylarına “hayat dersi” vermesi ihtiyacı işte bu sebeple doğmuştur.

Hukuk dersleri sadece hukuk fakültelerinde okuyan öğrenciler için değil, hukuk dersi okutulan siyasal bilgiler, kamu yönetimi, iktisat, açıköğretim gibi fakültelerin öğrencilerini de çok zorlayan derslerdir. Hukuk dersleri her zaman ve her fakültede öğrenci deyimiyle “baba” derslerdendir.

Hukuk özel ders İstanbul

Kendi deneyimlerimden ve yaptığım gözlemlerden biliyorum ki bir öğrencinin bir derste başarılı olabilmesi için o dersin müfredatta niçin olduğunun yani o okuldaki öğrencilere o dersin niçin okutulduğunun, o okul öğrencilerinin o dersi niçin öğrenmeleri gerektiği sorusunun öğrencinin kafasında net bir şekilde cevaplanmış olması ve derste anlamadığı, anlamadan atladığı hiç bir konu olmaması gerekiyor. Zira bir dersin oluşturan konular bir bütünlük oluşturur ve birbirleri ile bağlantılıdır. Dersi öğrenmeye çalışan hocanın konuyu tam izah etmemesi, öğrencinin derse girmemesi, dikkatini derse vermemesi, konunun özünü kavrayamaması veya sair herhangi bir sebeple o konuyu öğrenmemesine rağmen sonraki konulara geçer ise konulardan oluşan zincirin halkaları arasında ilk kopukluk meydana gelecektir. Konular zincirinde oluşan bu ilk kopukluğun etkisi ile kısa bir süre sonra başka işlenecek başka bir konunun da anlaşılmasına sebep olacak ve böylece zincirde ikinci kopukluk meydana gelecektir. Ve maalesef bu döngü giderek sıklaşan aralıklarla bir daha, bir daha, bir daha tekrar etmeye devam eder.

İdeal olan, konulardan oluşan zincirde kopma oluşmasına müsaade etmemek, mahal vermemektir. Fakat hepimiz biliyoruz ki hayat dümdüz bir çizgi şeklinde hep aynı ve ideal bir şekilde gitmiyor. Öğrencinin o gün hastalık veya herhangi bir sebeple derse girememesi, “havasında” olmadığı için kendini derse verememesi, konunun karmaşık olması ve sair sebeplerle konular zincirinde kopukluk oluşması hayatın akışı içinde normal bir durumdur. Fakat ders konularında bu şekilde kopukluk oluştuğunda öğrencinin o konuyu çalışarak arayı kapatması gerekir ki oluşan bu ilk kopukluk başka konuların da kopmasına sebebiyet vermesin, zemin oluşturmasın.

Konular zincirinde öğrencinin o gün derse girmemesi, kendini derse vermemesi gibi sebeplerden ilk kopukluk oluşmuş ise öğrencinin ekstra çaba harcayarak, biraz daha fazla ders çalışarak kapatması, tolere etmesi mümkündür. Fakat ders konusunun karmaşık olması yüzünden öğrenci konuyu dinlediği, işlediği, çalıştığı halde anlamamış ve kopukluk bu sebeple oluşmuş ise öğrenen kişinin bunu ekstra ders çalışarak, çaba harcayarak tek başına nötralize etmesi çok zordur. Olan, genellikle öğrenen kişinin daha o konuyu, o konuda oluşan kopukluğu halledemeden, hemen peşi sıra gelen konularda da yeni takılmalar, kopukluklar yaşamasıdır.

Hukuk özel ders İstanbul

Ders konularında özellikle konuların karmaşıklığı yüzünden anlayamamak sebebiyle kopukluklar yaşamaya başladığını hisseden kişi bu sürecin önünü mutlaka ve bir an önce kesmelidir zira bu süreç önü kesilmediği taktirde çok kısa bir süre içinde bir döngüye dönüşecek, başka ders konularında da takılmalar yaşanmasına sebebiyet verecektir.

Bu sürecin önünü kesmenin en güzel yolu bu işi bilen birilerinden destek almaktır. Konumuz hukuk dersleri olduğu için de hukuk derslerinin içeriğini, mantığını, tekniğini bilen birisinden özel ders alarak bu sürecin önü kesilerek döngüye ve başarısızlığa dönüşmesi engellenmelidir. Çünkü biliyoruz ki başarı ve mutluluk tesadüf değildir. Tesadüflere bırakılamaz, bırakılmamalıdır!

Bütün hukuk severlerin başarılı ve mutlu olmaları dileği ile…

Av. Veysel Danış

Veysel Danış, Sükuttan değerli sözler,

Kitap Bağışı

Kitap Bağışı

Veysel Danışİnsanlar soruyorlar:  Kitap bağışı konusunda niye bu kadar hassassın? Neden kitap bağışı konusuna bu kadar önem veriyorsun? diye. Kitap bağışı çok önemli;  Çünkü:

  • Herkes kitap alacak bütçeye sahip olmayabiliyor.
  • Kitap alacak bütçesi olsa bile herkes kitap alabilecek noktalara ulaşamayabiliyor.
  • Kullanılmayan kitapların yerinin raflar değil, o kitaplara ihtiyaç duyan diğer insanların kucakları olduğuna inanıyorum.
  • Kitaplar bilginin ışığının beyinlere işlendiği menbalardır.  Kitaplara herkesin bol miktarda ulaşmasını istiyorum.
  • İnsanlar kitap okumuyor lafına inanmıyorum.  İnanmıyorum çünkü gözlemlerim ve şahit olduklarım böyle değil.  İnsanlar kesinlikle kitap okumuyor değil ;  kitap okuyamıyor!  Bu, çok temel bir farktır.  İnsanlar kitaba ulaşamıyor 🙁  Kitaba ulaşan insanların kitaplara ve okumaya nasıl sarıldıklarını görüyorum.
  • Kitap bağışı bence diğer bağışlardan farklı bir bağıştır.  Elbette ki bütün bağışlar kişinin verme hislerini temsil ettiği için hoştur, güzeldir.  Kitap bağışını diğer bağış türlerinden ayıran husus bence kitap bağışı ile bilgiye doğru yola çıkmış insanlara bir mum yakılıyor olmasıdır.
  • Kitap bağışı tüketilen, tükenen, tüketilebilen bir bağış türü değil!  Bağışlanan 1 adet kitap bile bir çok kişiye, senelerce bilgi aktarabilir!
  • Kitap bağışı hem balıktır, hem de balık tutmayı ve diğer birçok bilgiyi öğretmektir.

Sevgili dostlar…  Bence siz Veysel Danış kitap bağışı için niçin kendini böyle paralıyor diye sormayı bırakın…
Biz niçin kitap bağışı için Veysel Danış gibi kendimizi paralamıyoruz diye sormaya başlayın  🙂

 

Veysel Danış’ın ZEST bünyesindeki kitap bağışı çalışmaları hakkında detaylı bilgi için tıklayın

 

"Sorunum Çözülsün Artık" diyorsanız Tıklayın