Avukat Veysel Danış

Dernek Tüzüğü Hazırlama

Dernek Tüzüğü Hazırlama

Bir dernek kurmak istiyoruz. Dernek için bir tüzük hazırlamamız gerektiğini öğrendik. Derneğimiz için tüzük nasıl hazırlayabiliriz?

Dernek kuruluşunda kullanabileceğiniz tüzük örneklerine internette bir çok sitede ve dernek kuruluşunu anlatan bir çok kitapta ulaşabilirsiniz. Bu sitelerde/kitaplarda verilen hazır tüzük şablonları üzerinde kendine uygun değişiklikleri yaparak kullanabileceğiniz, derneğinize tüzük oluşturabileceğiniz yazar. Bu doğrudur! kullanabilirsiniz buna bir mani yok! Fakat çok tehlikelidir ve yanlıştır! ve kesinlikle yapmamanızı önerdiğim bir hareket tarzıdır; çünkü:
1 – Tüzük hukuki bir belgedir. Hukuki bir belgenin bir hukukçunun kaleminden çıkması ileride yaşayacağınız bir çok hukuki problemi, daha doğmadan önüne geçecektir.
2 – Tüzük, bir manada “derneğin anayasası”dır. Derneğin bütün iş ve işlemleri “tüzüğüne” uygun olmak zorundadır. Bu sebeple tüzüğün kurucuların iradesine, derneğin hedef ve amaçlarına uygun, derneğin bu hedef ve amaçlara gitmesini sağlayabilecek, engel olmayacak hükümlere sahip olması gerekir.

Yukarıdaki iki madde göz önünde bulundurulmadan hazırlanan bir tüzük kullanılarak kurulan bir derneğin ilerleyen zamanda amaçlarına ulaşması, kurucularının, üyelerinin iradelerini gerçekleştirmesi çok zor, hatta imkansız olacaktır. Mevcut tüzüğün dernek amaçlarına, hedeflerine cevap verememesi sebebiyle tüzük değişikliği yapmak zaruret haline gelecektir. Ki bu da derneğin ve dernek üyelerinin zamanının, enerjilerinin, kaynaklarının israfı olmasına sebep olacaktır.

Derneğin ileriki senelerde yürüteceği faaliyetleri, karşılaşacağı muhtemel riskleri hesaba atmadan hazırlanmış bir tüzük dernek yöneticilerinin pek çok sorun yaşamalarına sebep olacak ve çalışmalarını çok zorlaştıracaktır.

Derneğinize tüzük hazırlarken bu hususları göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

 

Dernek tüzük hazırlama dernekler hukuku avukatı dernek tüzüğü.

Avukat Veysel Danış

Dernek mi Vakıf mı, Şirket mi?

Dernek mi Vakıf mı, Şirket mi?

Arkadaşlar olarak birleşip bir dernek veya vakıf çatısı altında çalışmalar yapmak istiyoruz. Demek mi, vakıf mı kurmamız daha doğru olur?

Arkadaşlarınızla kurmayı düşündüğünüz oluşumun dernek mi, vakıf mı, şirket mi olmasının daha isabetli ve size daha yararlı olacağının cevabını verebilmek için arkadaşlarınızla bir araya gelme amacımızın ve yapmayı düşündüğünüz faaliyetlerin net şekilde bilinmesi gerekir. Bir araya geleceğiniz kurumun türüne ancak bütün detaylar bilindikten sonra karar verilmesi daha sağlıklı olacaktır.

Kurum işlemlerini yürütürken dernekler ve şirketler hukukunu iyi bilen bir avukattan mutlaka görüş almanızı tavsiye ederim. Kurumların özellikle kuruluş aşamalarında yapılan yanlışlıkların daha sonra düzeltilmesi çok zor olmakta, bazılarının düzeltilmesi ise mümkün olmamaktadır.

 

Dernekler hukuku avukatı danışma dernek kurma kararı.

Avukat Veysel Danış

Dernek Üyeliğinden Ayrılma

Dernek Üyeliğinden Ayrılma

Bir derneğe üye olsam, istediğim zaman ayrılabilir miyim?

Derneklere üye olmak da üyelikten çıkmak da anayasal haktır. Anayasa hükmüne göre hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Üye olduğunuz dernekten istediğiniz zaman ayrılabilirsiniz.

 

Dernek üyeliğinden ayrılma dernekten istifa dernekler hukuku avukatı danışma.

Avukat Veysel Danış

Dernekler Hukuku Avukatı

Dernekler Hukuku Avukatı

Dernekler davaları avukatı kimdir, kime, hangi avukatlara “dernekler hukuku uzmanı avukatı” denir, bir avukat nasıl “dernekler hukuku avukatı” olur soruları insanların en çok merak ettiği ve avukatlara da en sık sorulan sorulardandır. Bu tanımları açıklayalım:

“Dernekler hukuku avukatı”, derneklerle ilgili kurallara, işlemlere hakim, derneklerle ilgili hukuki işlemlere bakan avukattır. Avukatlık mesleğini yürütürken ağırlıklı olarak “dernekler hukuku” işlemleri ile ilgilenen, yürüten avukatlar “dernekler hukuku avukatı” şeklinde tanımlanmaktadır.

Bir avukat nasıl “dernekler hukuku avukatı” olur?  Bir avukatın dernekler hukuku avukatı olmasının belli, belirli, özel bir ihtisas eğitimi veya sertifikasyonu yoktur. Bir avukat “dernekler hukuku”na yoğunlaşarak ağırlıklı olarak dernekler hukuku, dernek kuruluşları, dernek işlemlerinin yürütülmesi, derneklerin feshi ve sair işlemleri yürütürse, dernekler hukukundan doğan davaların dokümanlarını, mevzuatını, içtihatlarını okursa, mesleğini icra ederken ağırlıklı olarak dernekler hukuku işlemlerini, davalarını yürütürse bu çalışmaları neticesinde dernekler hukuku konusunda doğal olarak iyi bir bilgi ve deneyim seviyesine ulaşır. Dernekler hukukuna, derneklerin işlemlerine bu şekilde özel bir ilgi göstererek belli bir bilgi ve deneyim seviyesine ulaşmış avukatları müvekkilleri ve onu tanıyanlar diğer kişiler “dernekler hukuku avukatı” şeklinde tanımaya, tanıtmaya başlarlar.

Türkiye’de “Dernekler hukuku” uzmanı avukat çok azdır; hukukçular/avukatlar arasında pek revaçta olan bir hukuk dalı değildir. Bunun bir çok sebebi vardır tabii ki fakat temel sebep dernekler hukukunun dava sayısının azlığı, derneklerin maddi imkansızlık yüzünden “hukuk”a bütçe ayıramamaları ve sair sebeplerle maddi getirisinin az olmasıdır. Bir mesleğin belli bir dalında uzmanlaşmak meşakkatli, zaman, emek, tecrübe gerektiren uzun bir süreçtir. Bu uzmanlaşma neticesinde elde edilen kazancın dökülen bu emeklere “değmesi”ni beklemek elbette bütün meslek mensuplarının hakkıdır. Dernekler hukuku’nun “getirisi” ise bu uzun, meşakkatli sürece değmemektedir. Çünkü avukat neticede bilgileri sayesinde takip ettiği davalar ile geçimini sağlayan bir meslek insanıdır. Bilgilerinin ekonomik bir kazanca dönüşmesini beklemesi en tabii hakkıdır ve hayatını idame ettirebilmek için de buna mecburdur.

Bu sebeple bir çok avukat gibi Veysel Danış olarak ben de uzun seneler dernekler hukuku ile ilgilenmedim. Dernekler hukuku ile ilgilenmem 2008 senesinde Zeka ve Strateji Derneği (ZEST) ve Habitat ve Hayat Derneği (HAYAT)’ın kuruluş çalışmalarında “hukukçu” olmam sebebiyle mevzuyu tabiri caizse “mevzunun kucağımda kalması” mecburiyeti ile oldu 🙂  ZEST ve HAYAT’ın kuruluş çalışmaları, ZEST, HAYAT ve daha bir çok dernekte üyelik, yöneticilik, danışmanlık yapmak neticesinde süreç içinde “doğal bir bilgi birikimi” oluştu ve Veysel Danış’ın “Dernekler hukuku uzmanı avukat” olmasına vesile oldu.

“Dernekler-Vakıflar” konusu Türkiye’de öteden beri “sorunlu” alanlar olarak görülmüştür yöneticiler tarafından. Özellikle 1980 öncesi derneklerin illegal faaliyetlerde çok yoğun olarak kullanılması devleti yönetenlerde derneklere karşı daha şüpheci, daha tedbirli, derneklerin hareket alanlarını mümkün olduğu kadar daralma yönünde tedbirler almaya sevk etmiştir. Derneklerin illegaliteye bulaşmasını engellemek için faaliyet alanlarının mümkün olabildiği kadar daraltmaya yönelik tedbirleri anayasada, dernekler kanununda, medeni kanununda ve konu ile ilgili diğer mevzuatta gözlemlemek mümkündür. Avrupa Birliği müktesebatına uyum kapsamında yapılan düzenlemelerle dernekler hukukunun nisbi bir özgürlüğe kavuştuğunu söylemek mümkündür. Fakat sivil toplumun temel taşları olan/olması gereken derneklerin/vakıfların mevzuatının olması gereken, uygar devletlerin mevzuatlarına göre çok tutucu, şüpheci, yasakçı olduğunu söylemek mümkündür. Demokratik bir toplum “Birileri yanlış yapabilir” şüphesi ile “bütün herkesin hareket alanını daraltmak” yerine, “Herkesin alanını mümkün olduğu kadar genişletip”, “yanlış yapan kişileri cezalandırmak” şeklinde hareket eder. Benim fikrim derneklerin ve vakıfların demokrat, sosyal, sivil bir toplumun temel yapı taşlarından oldukları ve bu kurumların önlerinin mümkün olabildiği kadar açılması ve hatta bu da yetmez, mümkün olabildiği kadar desteklenmeleri gerektiği yönündedir. Çünkü derneklere, vakıflara verilen özgürlük toplum fertlerine, verilen destek de bütün topluma verilmiş demektir kanaatindeyim.

 

Dernek hukuku avukatı ve miras avukatı istanbul hukuk danışmanlığı Dernekler hukuku.

"Sorunum Çözülsün Artık" diyorsanız Tıklayın